http://aliselvi.com/wp-content/uploads/2019/10/1001047027_cr.jpg

Voice Over

by aliselvi@hotmail.com Leave a Comment

Voice Over!

Timeline: Bu kısa hikaye, “Pis İş” den yarım saat kadar sonra gerçekleşir.


Ne kadar homurdansa da Udoorin yine de yerdeki cesetleri toplar. Cesetleri bir başka odaya taşırken gitmesi gereken mesafeyi, bazen üç, bazen dört.. bazen beş.. bir seferinde de, sekiz defa gidip gelmek zorunda kalır – tek bir ceset için!

Udoorin, ister istemez Aager’e biraz da olsa hak vermek zorunda kalır. Tamam, bazen, belki, ister istemez, savaşın sıcaklığında gözü kararıp önünde hiçbir şey kalmayıncaya kadar kesmese de olabileceğini düşünür. Ayrıca, belki de ‘o’ böyle şeylerden hoşlanmayan biridir. Herkesin zevkleri farklı olabilir, diye düşünür mantıklı bir şekilde. Sonra mevzu bahis konunun ‘zevkler’ dahilinde algılamaması gerektiğini, biraz da utanarak hatırlar.

Bir an taşımakta olduğu cesetlere bakar. Aager’in bir konuda yanıldığı açıkça ortadadır; o da sadece kendisinin temiz iş çıkarmadığıdır. Udoorin, ‘o’nun cesetlerine bakınca, “Bence tertemiz iş çıkarmış işte!”, diye söylenir kendi kendine. “Şunlara baksana. Hepsinde dümdüz ve aynı kesikler var.”

Kendi marifetleri ile kıyaslandığında, ‘o’nun işleri, rahmetli annesinin mutfağı kadar temizdir işte. Üç hamle, üç adet yan yana itina ile dizilmiş ceset. “Bundan daha temiz ne olabilir ki?”, diye sorar boş odaya.

Bütün cesetleri – ve parçaları – toplayıp yığma işini bitirdiğinde, elleri, kolları ve yüzü kan, ter ve kir içerisindedir. Grubun dinlendiği odaya dönerken hasbelkader, ‘o’nunla karşılaşır – Lorna Feymist!

Udoorin, bütün dünyevi varlığı ile, bundan daha güzel bir isim olmadığından kati bir şekilde emindir..

İkisi de bir an dururlar. Lorna daha yeni tanıştığı bu kocaman genç adam ile karşı karşıya kalmayı pek de beklemiyormuşçasına bir tedirginlikle öylece kalakalır. Udoorin’in ise, belki de kendisinin bir şeyler söylemesi gerekiyor olabileceği düşüncesi aklına gelmez bile. Gözleri öylece, üzerinde ancak görülebilen çilli burnu, kiraz kırmızısı küçücük ağzı, yağmur sonrası yeni açmış çim yeşili gözleri ve incecik belinden aşağısına kadar uzanan simsiyah örme saçlarıyla kızın yüzünde kaybolup gitmiştir..

Udoorin’in, ta küçük bir çocukken bile başının belaya girmek üzere olduğunu kendisine söyleyen bir sesi olmuştu. O ses şimdi de ona bir şeyler söylemektedir ama, Udoorin o sesin hangi dilde konuştuğunu bir türlü çözemez. En sonunda, bir aptallık yaparım korkusuyla, Lorna’yı bir anda karşısında bulmasıyla basan ateşi söndürmek ister ve bir eliyle üstündeki, yırtılıp neredeyse paçavraya dönmüş, kan içerisindeki gömleğinin göğüs zırhından çıkmış kısmını tutar ve havalandırmak istiyormuş gibi sallar!..

..ve kız bir anda kaskatı kesilir. Yüzü kıpkırmızı olmuştur. Önce başını bir yana çevirip derin bir nefes alır, sonra da keskin bir hareketle Udoorin’e arkasını döner, başı yere eğik bir şekilde ondan uzaklaşır.

Udoorin, Lorna’nın arkasından ne olduğuna dair hiçbir şey anlamamış birisinin yüz ifadesiyle bakakalır.

Udoorin’in içindeki ses, başını yere vurmaya başlar!

Aager, Gnine ve Darly, bayanlardan biraz uzakta, kendi battaniyelerinde uzanmaktadırlar.

Aager yan yatmış, bir eli ile başını desteklemektedir. Yüzünde komik bir şeyi uzaktan seyreden birisinin yüz ifadesi vardır. Gnine’a seslenir; “Büyücü. ‘Voice Over’ nedir bilir misin?”, diye sorar.

Gnine hiç sekmeden ve önünde açık duran büyü kitabından başını kaldırmadan, “Voice Over; bir sesin üzerine başka bir ses giydirme olayıdır. Bazıları bunu büyü, bazıları ucuz bir numara, bazıları ise sanat olarak nitelendirir.”, diye didaktik bir sesle cevap verir.

Aager, olağan dışı bir neşe ile Gnine’a, “Çok başarılı bir tanımlama.”, der. Sonra rahatta duran eliyle ona işaret eder, “Gel büyücü. Biraz voice over yapalım!”, diye sırıtır.

 

 

 

Udoorin, fena halde canı sıkılmış, ancak hangi yanlışından dolayı bu duruma düşmüş olduğu hakkında en ufak bir fikri olmayan biri gibi, Aager, Gnine ve Darly’nin yanına gelir. Sırt çantasından temiz bir paçavra çıkartır ve biraz da su eşliğinde ellerini, kollarını ve yüzünü temizler.

“Hiçbir şey anlamadım!”, der kendi kendisine homurdanarak.

Aager’den acımasızca neşeli bir ses gelir; “Gel Udoorin. Sana neler olduğunu anlatalım. Büyücümüz sayesinde bu mümkün olabilecek!”, der.

Lorna, yüzü kıpkırmızı, hem üzülmüş, hem de utanç içerisinde Merisoul’un yanına gider ve ona bir şeyler sorar;

Merisoul [Gnine]: “Nooldu kız? Ayağını taşa çarpmışsın gibi ne o yüzündeki ifade?”

Lorna [Aager]: “Ben kokuyor muyum? O, Udoorin çocuğu benim koktuğumu söyledi!”

Merisoul [Gnine]: “Evet, ayağını gerçekten taşa çarpmışsın! Mecaz yapmama bile gerek yok.”

Darly’den bir ‘hık’lama sesi duyulur.

Lorna [Aager]: “Ya doğruyu söylüyorsa? Bana dürüst biri gibi geldi.”

Gnine’dan bir kıkırtı sesi gelir.

Merisoul [Gnine]: “Uuuuuuu.. Dürüst ve kocaman! Nadiren aynı erkekte olan iki özellik! Ama yine de yaptığı hiç hoş bir şey değil.”

Lorna [Aager]: “Ama belki de kokuyorumdur!”

Udoorin’in yüzü kararır..

 

Merisoul koşarak Inshala’ya birşeyler söyler. Sonra onun yanından ayrılır ve Laila ile Bremorel’e koşup onlara da birşeyler söyler. Moira konuşulanlara kulak misafiri olur ve o da birşeyler söyler. Lady Magella dua etmektedir, ne var ki kızlar bir anda hareketlenip bir ileri bir geri koşturmaya başlayıncalar, dikkati dağılır ve kızlara dönüp birşeyler sorar. Bremorel, kaşlarını çatmış, Udoorin’e fena pis bakışlar atarak, gerilmiş dudakları arasından Lady’ye cevap verir.

 

Merisoul [Gnine]: “Inshala! Koş kız, gel bak nooldu! O, Udoorin denen çocuk, bizim güzel Lorna’mıza koktuğunu söylemiş!”

Inshala [Aager]: “Ayı!”

Merisoul [Gnine]: “Kızlar, duydunuz mu? Sizin Udoorin, bizim sevgili Lorna’mıza ‘ayı’ demiş!”

Laila [Aager]: “Hmmm.. Emin misiniz yaa? Udoorin zarafet abidesi sayılmaz ama, böyle bir şey yapabileceğine de pek ihtimal veremiyorum.”

Bremorel [Gnine]: “Udoorin kendisine baksın, sonra başkalarına ayı desin!”

 

Darly bir elini ağzına götürmüş, yumruğunu ısırmaktadır.

Udoorin’in yüzü daha da kararır.

 

Moira [Aager]: “A aaa.. haftalardır onunla yan yana yürüyüp çarpışıyoruz. Bırakın bir bayana böyle bir şey söylemeyi, herhangi bir kızla konuşa bileceğini bile sanmıyorum.. Bunca zamandır yan yanaydık, benimle bile hiç konuşmadı.”

 

Gnine’dan garip, kasılma sesleri gelmeye başlar.

 

Merisoul [Gnine]: “Belki de senden çekiniyordur. Sen bir şövalyesin. Bir şövalyeye hakaret etmenin hukuki sonuçları var.”

Lady Magella [Aager]: “Neler oluyor burada? Ne fısır fısır konuşuyorsunuz bakayım? Sizin yüzünüzden namazım bozuldu!”

Merisoul [Gnine]: “Lady Magella, çok fena bir şey oldu. Sizin Udoorin, bizim narin Lorna’mızı çok üzen sözler söyledi. Ona ‘kokan ayı’ dediğini kulağımla duydum.”

Lady Magella [Aager]: “Bitti o! Yazıklar olsun. Babasının da, bizim de şerefimizi yerle bir etti. Hatta üç paralık dahi etti. Yazıklar olsun!”

 

Darly yerde tepinmeye başlar.

Udoorin ayılır.

Yüzü kapkaradır. O güne kadar hiç olmadığı kadar kızmıştır. Burnundan soluyarak Aager ve Gnine’a, “İkiniz de adisiniz!”, der ve yanlarından ayrılır. Peşinden gelen kahkahaları duymazdan gelir ve ‘o’na kesinlikle ‘kokan ayı’ demediğini anlatmak için kararlı bir şekilde Lorna’nın yanına gider..

 

 

aliselvi@hotmail.comVoice Over